Körfez gezisi ve ekonomiye etkileri

Cumhurbaşkanı Recep Tayib Erdoğan körfez ülkelerini kapsayan gezisine başladı. Gezinin amacını havalimanında yaptığı açıklamalardan özetle “para” olarak belirtebiliriz.

Cumhurbaşkanı Tayyib Erdoğan körfez ülkelerini kapsayan gezisine çıkmadan önce Suriye’de uçuşa güvenli alanlar oluşturulması gerektiğinden bahsetti. Ayrıca cumhurbaşkanı Türk inşaat sektörünün tecrübesinden bahsetti ve yerle bir olan Suriye’yi yeniden imar yolunda Türk inşaat sektörünün önemli bir rol oynayabileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Türk inşaat sektörünün Suriye’yi yeniden imar ederken körfez ülkelerinin de finans problemini çözmesi gerektiğini belirtti. Suriye konusunda batı dünyasından umduğunu bulamayan cumhurbaşkanı bu kez konunun bir numaralı muhatabı olan körfez ülkelerinden atmaları gereken adımları atmalarını istedi. Körfez ülkelerinin Suriye krizi başladığından buyana sürdürdükleri edilgen ve pasif politikalar geldiğimiz son durum itibari ile daha fazla sürdürülebilirliği yok. Artık körfez ülkelerinin pasif politikaları bir kenara bırakarak kriz konusunda ciddi bir seçim yapma zamanları geldi. Körfez ülkeleri ya topu sürekli taca atmayı yeğleyen batı dünyasının yanında duracak. Ya da Rusya ve Türkiye’nin başını çektiği çözümün bir parçası olacak. Körfez ülkelerinin meselenin çok daha fazla çetrefillenip çözülemez hale gelmesini isteyen batı dünyasının yanında saf tutması demek kendi sonlarına imza atmaları anlamına da gelebilir ki bana göre körfez ülkeleri de son yaşananlarla birlikte batının ne kadar güvenilmez olduğunu görmüş olmalı. Arap baharları bahaneleri ile bölgeyi şekillendiren emperyal güçler gün gelecek körfez ülkelerine de çökecek. Körfez ülkeleri bu gerçeği göremeyecek kadar aptal olamaz. Cumhurbaşkanının körfez ziyaretinden büyük ihtimalle ekonomi ve Suriye konusunda Türkiye’nin istediği anlaşmalarla dönecek. Peki bu anlaşmalar bundan sonrası için bölge ve ülkemiz adına neyin habercisi olacak? Büyük güç ABD Türkiye’nin planına rıza gösterecek mi? İsrail şimdilik çok iyi ilerleyen planlarının şayet gerçekleşirse bu anlaşmalar sonucunda sekteye uğrayacak planlarının yavaşlamasına razı olacak mı? Aslında görünüşe göre uzun süredir devam eden agresif ilişkiler hiç olmazsa bir süreliğine yerini daha nötr çatışmasız bir ortama bırakacak gibi bunun için özellikle bölge ülkelerin  akıllıca cesaretli adımlar atmaya devam etmesi gerekiyor.

İlginizi çekebilir  19.01.2016 Dolar, euro, borsa, altın güne nasıl başladı

Bir cevap yazın