Türkiye mi? Rusya mı? Bir seçim yapmak zorunda.

Türkiye, ABD’nin Suriye meselesini farklı bir boyuta taşıdığı tomahawk’lı Suriye saldırısından sonra Türkiye Cumhuriyeti dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Türkiye Rusya ve ABD arasında seçim yapmak zorunda değildir” açıklamasında bulundu.

Suriye meselesi başladığından bu yana Suriye rejiminin yanında yer alan Rusya, ABD’nin tomahawk şovuna boyun mu eğecek? Ben bunun hiç de böyle olmadığını düşünüyorum veya en azından inanmak istiyorum. Zira Rusya’nın burada takınacağı tavır İran dahil bölgenin bütün ülkelerinin geleceğini etkileyebilir. Rusya, Suriye meselesinde şayet bir eksen kayması yaşarsa olaylar daha karmaşık bir hal alabilir. Rusya açısından Çin ve ABD arasında kalmış  bir pozisyon gibi görünebilir. Dünyanın doğu ve batı bloku şeklinde yeniden şekillendirilmek istenen son dönemde ABD ‘nin Suriye hamlesi bir çok yaraya ( ABD adına ) deva olmuş gibi. Suriye saldırısından sonra başta Türkiye olmak üzere Suriye’ye saldırdığı için ABD ye bir çok devlet methiye düzdü. Rusya, ABD’ye “her horoz kendi çöplüğünde öter” diyebilir mi? Bunu tek başına yapmamalı Rusya. En azından bölgenin güçlü iki diğer ülkesi Rusya’nın yanında yer almalı İran ve Türkiye. İran bunu yaparken Türkiye ABD ye saldırısının gerekli ancak yetersiz olduğunu söyledi. Ancak bu Türkiye gibi Nato üyesi olan bir ülkeyi düşündüğünüzde en olası açıklama diyebiliriz.

Basında çıkan haberlere göre ABD’nin Akdeniz üzerinden fırlattığı tomahawkların ABD devletine bedeli 60 milyon doların biraz üstünde imiş.  Tomahawklı saldırı sonrası ABD ekonomisinde görülen pozitif hava göz önüne alındığında “kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” diyebiliriz. Eminim ABD yönetimi, Başkan Trump tomahawklı Suriye saldırısının sonuçlarını özellikle ekonomik sonuçlarını çok iyi düşünmüştür. Akşam üzeri ABD’nin Suriye rejimine ikinci ültimatom niteliğindeki uyarısı geldi ve ayrıca Rusya’ya da müdehale etmekten kaçınmayacağını veya çekinmeyeceğini beyan etti. Bunu yapar mı? ABD şu dönemde tükürdüğünü yalarsa bu durumu nihai hedeflerine ulaşmada kendisi için zaman kaybı gibi görecektir ve karşılıklı çatışma dahi göze alarak savaşmaktan kaçınmayacaktır.  Çünkü Trump göreve gelir gelmez Irak ve Suriye’de ABD nn politikaları sonucu harcanan milli parayı ortaya koymuştu. Kısacası ABD nin Suriye meselesini bu saatten sonra çok daha akılıcı bir yapıya tebdil etmeye çalışacağını düşünüyorum. Bunu yaparken YPG – PKK tayfasını mı kullanacak yoksa kendi lejyonerlerini mi? NATO üzerinden bir organizasyona girşir mi? Bunu isteyebilir ancak bu okadar da kolay değil. Şayet böyle bir planın içine girerse ABD liler Türkiye için belki de tarihi bir fırsat yakalarız. Nato dan çıkmak gibi.  Tabii Suriye meselesinden bu kadar bahsederken ABD nin gizli müttefiki İngilizleri ve doğal müttefiki Avrupa konuda pek sessizler ve neredeyse hiçbir açıklamalarını duymadık. Türkiye bu ortamda etliye sütlüye karışmam Rusya ile ADB arasında seçim yapmak zorunda değilim diyor. Bana göre güzel bir açıklama oldu. Türkiye ABD ye çok fazla yüz vermeden “sorunu bölge ülkeleri çözmelidir” tezi üzerinden hareket ederek ele almalı ve bunu yaparken ABD nin belini incitmemeli.

İlginizi çekebilir  Beşiktaş çeyrek finale yükseldi

Önümüzdeki dönemde ABD çatışma çıkarmasa bile mahalle kabadayısı edasıyla Rusya’ya, İran’a, Türkiye’ye, ve dahası Çin’e posta koymaya devam edecek. ABD bu bağlamda Çinle dahi gerilin çıkarabilir. Nede olsa kimyasal füzelerin ateşlenmesi o kadar da kolay değil değil mi? Hem o kimyasal başlıklı silahların ağababaları ABD nin bizzat kendisinde olsa daÇin ve Rusya’nın da kimyasal silah kapasitesi hiç yabana atılacak çapta değil. Gerilimin devam etmesi ABD ekonomisine, dolar, altın, petrol gibi yatırım araçlarında pozitif yönde katkı yapacaktır. Şayet bir çatışma çıkarsa bu durumda çatışmanın gelibi olan tarafın ekonomik anlamda kazançlı çıkacağı bana göre çok aşikardır. ABD nin uzun soluklu çatışmaları göz önüne alamayacağı aşikar daha çok son olarak Suriye’de yaptığı gibi küçük şovlarla prestijini ve ekonomisini korumaya çalışacaktır. Kazanansa bölgelerine sahip çıkacak veya çıkabilecek devletler olacaktır yalnızca kendilerine güvenmeleri yeterlidir hem toplum olarak hem de devleti yönetenler olarak.

İlginizi çekebilir  Enerji Bakanı:"Karapınar Güneş Enerjisi Santrali yıl bitmeden hayata geçirilecek"

Bir cevap yazın